Bir girişimciyle konuşurken bazı kelimeler farkında olmadan otomatikleşir. Cümle Türkçedir ama kelimeler İngilizcedir. Bu, bilinçli bir tercih değil; ekosistemin zaman içinde oluşturduğu ortak bir dildir. Toplantılarda, yatırımcı görüşmelerinde ya da ekip içi konuşmalarda bu kelimeler tekrar eder ve kimse bunu yadırgamaz. Pratik bir ihtiyacın sonucudur.
Startup ekosisteminde bu ifadeler yalnızca teknik terimleri karşılamaz. Aynı zamanda karmaşık süreçleri kısa yoldan anlatmayı sağlar. Birinin “MVP’yi çıkardık” demesiyle “product market fit arıyoruz” demesi arasında yalnızca kelime farkı yoktur; iki farklı problem seti ve iki farklı odak noktası vardır. Bu kelimeler, uzun açıklamaların yerine geçen çerçevelerdir.
Girişimcilik Dünyasında Sık Kullanılan Kelimeler
Startup
Startup; ölçeklenebilir ve tekrarlanabilir bir iş modelini, yüksek belirsizlik ortamında test eden organizasyondur. Mevcut bir pazarda doğrulanmış talebi olan işletmelerden farklı olarak, startup’larda iş modeli henüz kesinleşmemiştir. Temel odak noktası öğrenme hızı ve doğrulama sürecidir.
Fintech
Fintech; finansal hizmetlerin sunumunda teknolojiyi temel araç olarak kullanan ürün ve iş modellerini kapsar. Bu alandaki girişimler, ödeme sistemleri, kredi, yatırım, sigorta veya varlık yönetimi gibi regülasyona tabi süreçlerle doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle fintech girişimleri, teknik geliştirme kadar mevzuat uyumu ve lisanslama gereklilikleriyle de değerlendirilir.
MVP
MVP (Minimum Viable Product); bir iş hipotezini test etmeye yetecek minimum fonksiyon setine sahip, çalışır ürün versiyonudur. Amaç, kullanıcı davranışı üzerinden doğrulanabilir veri toplamaktır. MVP, pazara çıkış değil; ürün yönünün belirlenmesi için kullanılan bir test aracıdır.
Product Market Fit
Product market fit; ürünün, tanımlı bir kullanıcı segmentinde sürdürülebilir ve tekrar eden talep yaratabildiği aşamayı ifade eder. Bu noktada ürün, yalnızca ilgi çekmez; aktif kullanım, geri dönüş ve devamlılık üretir. Product market fit genellikle tek bir metrikle değil, birden fazla davranış göstergesiyle değerlendirilir.
Traction
Traction; ürün-pazar etkileşiminin ölçülebilir biçimde gerçekleştiğini gösteren göstergeler bütünüdür. Bu göstergeler; aktif kullanıcı sayısı, gelir, işlem hacmi veya tekrar eden kullanım olabilir. Traction, büyümeden ziyade doğrulanmış ilerlemeyi ifade eder.
Pivot
Pivot; doğrulanamayan varsayımlar sonucunda iş modelinin, ürünün veya hedef pazarın sistematik biçimde yeniden yapılandırılmasıdır. Rastgele yön değiştirmek değildir. Veri ve öğrenme çıktılarıyla alınan stratejik bir karardır.
Scale etmek
Scale etmek; bir iş modelinin, marjları ve operasyonel verimliliği bozulmadan daha büyük hacimlerde çalışabilir hâle gelmesidir. Bu süreç, yalnızca satış artışı değil; altyapı, ekip, süreç ve finansal yapının birlikte büyümesini gerektirir.
Runway
Runway; girişimin mevcut harcama hızıyla, yeni finansman olmaksızın faaliyetlerini sürdürebileceği süreyi ifade eder. Finansal planlama ve yatırım zamanlaması açısından kritik bir göstergedir.
Pre seed, Seed, Series A
Bu kavramlar yatırım turlarını tanımlar ve aynı zamanda girişimin gelişim aşamasını gösterir.
Pre seed aşamasında iş modeli ve ekip ön plandadır.
Seed aşamasında ürün geliştirilmiş ve ilk pazar sinyalleri alınmıştır.
Series A aşamasında ise iş modelinin ölçeklenebilirliği ve büyüme potansiyeli kanıtlanmış olmalıdır.
Angel Investor ve VC
Angel investor; erken aşamada, bireysel sermaye ile yatırım yapan yatırımcıdır ve çoğu zaman mentorluk sağlar.
VC (Venture Capital); kurumsal fon yapısı içinde, yüksek büyüme potansiyeline sahip girişimlere yatırım yapan profesyonel yatırımcıdır. VC yatırımları, kapsamlı analiz, performans beklentisi ve aktif takip içerir.